Aid

Hayatı paylaşmak için “engel” yok… #love

#internationaldaydisability

03.12.2018 Dünya Engelliler günü

Sadece bir gününüzü düşünün.

Sabah uyandınız. Yatağınızdan kalkıp elinizi yüzünüzü yıkadınız. Kahvaltı keyfi yapıp belki işinize belki de okulunuza gitmek için yola çıktınız. İster toplu taşıma aracı ister özel araç sizi muhtemelen sıkıcı ve yoğun bir güne başlattı. 

Belki çok yorulduğunuz için isyan ettiğiniz işinizden, okulunuzdan çıkınca arkadaşlarınızla ya da sevgilinizle buluştunuz. Sarıldınız, dokundunuz, konuştunuz, dertlerinizi anlattınız, paylaştınız!

YA DA!… 

Sabah uyandınız. Yatağınızdan kaldırılmak üzere birine seslendiniz (O biri varsa şanslınız!) Elinizi yüzünüzü yıkamak için lavaboya uzanmaya çalıştınız. Belki de gidecek ne işiniz ne de okulunuz var. Öyle ya merdiveni nasıl inecek, örneğin tekerlekli sandalyenizle kaldırımları nasıl aşacaksınız? Otobüslerin yüksek girişlerini nasıl atlatacaksınız? Varsın işiniz okulunuz olmasın. Arkadaşlarınızla sevgilinizle buluştunuz. Dokundunuz, dokunduysanız da göremediniz… Sarılamadınız… Sarıldıysanız da anlamını bilemediniz. 

Karşınızda iki farklı yaşam! Hangisini seçerdiniz?

Eminim, onlar da şans verilseydi sizin seçtiğinizi seçerdi… 

ÖZÜRLÜ NE DEMEK?

Özürlü; doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan, korunma,
bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi. 2002 Türkiye Özürlüler Araştırması’na göre nüfusumuzun %12.29’u özürlü.

ONLAR ANLATTI! 

“‘ÖTEKİ’ DEĞİL KENDİMİZ OLMAK İÇİN…” 

Kenan Önalan/ Görme engelli / Başbakanlık Basın Müşaviri

Ben görme engelliyim. Bundan çok mutsuzum. Düşünsenize insanları, dünyanın renklerini, cıvıl cıvıl  sokakları, çevrenizi, ailenizi, arkadaşlarınızı göremediğinizi… Bunlardan mahrum kalmak gerçekten çok zor. Ben bunları yaşarken insanların bu kadar duyarsız olması beni çok üzüyor. Bizim için hiçbir kolaylık sağlamıyorlar. Bu zorluklardan en büyüğü ulaşım.  Tek başıma sokağa çıktığımda tanımadığım insanların koluma girip de bana yardımcı 
olmalarını istemiyorum. Bunu kendim yapmak istiyorum. Bunun için yerlere hissedilebilir yüzeyler yapılmalı. Ankara’da var fakat her semtte değil. 

Bunları yaygınlaştırmalı hatta tüm Türkiye’ye yaymalıyız. İşim gereği sürekli internette işim oluyor fakat biri yanımda olmadan giremiyorum. Eğer bizim için linklerin üzerine sesli bir program yaparlarsa istediğimiz siteye daha rahat ulaşırız. Sosyal ve kültürel alanlarda da bu şekilde zorlanıyoruz. Ben de sinemaya gitmek istiyorum. Ne kadar görsel öğeler içerse de sesli betimleme yapılabilir ya da bir kulaklıktan bizlere anlatılabilir. Bunları düşündüğümde aslında hayatımızı ne kadar kolaylaştırabileceğimizi anlıyorum.  İşte o zaman bizler de herkes gibi yaşamımızı rahatlıkla sürdürebiliriz. ‘Öteki’ değil de kendimiz oluruz… 

“ASLINDA ENGELLİ DEĞİL ENGELLENENİZ!”

Erman Eranıl / CHP Engelliler Komisyonu Üyesi

“Bedensel engelli; Türkiye’de hem fiziki hem de kanuni zorluklar yaşar. Hayatın içinde varolabilmek için evinden çıktığı andan itibaren yüksek kaldırımları, bozuk yolları aşabilme mücadelesine başlar. Ulaşım ayrı bir sorundur. Toplu taşım araçlarını kullanmak neredeyse imkansız gibidir. Binalar her yönüyle engelli gözardı edilerek tasarlanmıştır. İnsani ihtiyaçları karşılamak çok büyük problemdir. Varolan kanunlar yetersiz olsa da uygulanmaması daha büyük eksikliktir. Beklenti; medeni yaşamın gerektirdiği gibi rahatça evden çıkıp, normal insanlar kadar hayatın ve iş yaşamının içinde olmak, sosyal hayatı yaşayabilmektir.Bu bağlamda yerel ve genel yönetimler üstlerine düşen görevleri yerine getirdikleri takdirde hayatın içinde bizleri görebileceksiniz. Aslında engelli değil engelleneniz…”

“TOPLUMA KARIŞMAKTA SIKINTI YAŞIYORLAR”

Başak Türkuğur / Türk İşaret Dili TercÜmanı ve Öğretmeni

“İşitme engelli bireylere dışarıdan bakıldığında her hangi bir engelinin olup olmadığı anlaşılmaz. Fakat onlar duymuyor ve konuşamıyorlardır. İşitme engelli bireylerin akıllarının erdikleri yaştan itibaren yaşadıkları en büyük problem, duymamaları ve kendilerini ifade edememeleridir. TV’de bir dizi, film, haber programlarını izlediklerinde sadece görüntülere 
takılıp kalmak zorunda olmaları onlara zaman zaman çok ağır gelir. Kendilerine tam olarak güvenememelerinin asıl sebebi de budur. Hayatlarının her yerinde konuşabilen bir bireye ihtiyaç duymaları. İşitme engelli bireylerin bekledikleri artık kendilerini ifade etmelerine izin verilmesi, hayatlarında tek başına bişeyler başarabildiklerine inanılması ve başabilmeleri için taban hazırlanmasıdır. Hastaneye giderken, adliyeye, tapuya, notere giderken kendi çabalarıyla konuşabilen onlara tercümanlık yapabilen birilerini aramayarak konuşabilen  her bir birey gibi o yerlere gitmektir. Onlar isterler ki gittikleri yerlerde düşünülmüş olsunlar ve dillerinden anlayabilen kendilerini ifade ettiklerinde dertlerini anlayabilen kişiler olsun. 

Ülkemizde yaklaşık 3,5 milyon işitme engelli birey olduğunu düşünecek olursak; bu taleplerinin yersiz olduğu ya da gereksiz olduğu düşüncesi yok olacaktır. İşitme engelli bireylerin kendi içlerinde sosyal yaşamlarında yaşadıkları herhangi bir sıkıntı yoktur. Onlar toplumsallaşmakta, topluma karışmakta, sıkıntı yaşamaktadırlar. Neden sıkıntı yaşıyorlar ki ? Sorusunun cevabı da dillerini anlayan çok az kişilerin olması ve hayatlarında hep bir 
ikinci kişiye ihtiyaç duyuyor olmalarıdır.”

“KENDİMİ GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUM”

Aytaç/ Zihinsel engelli 

“Ben şeker hastasıyım. Aynı zamanda hafif derecede metal reterdasyon tanısı olan biriyim. Sürekli yanımda bir çanta taşıyorum ve ilaçlarımı zamanında almak zorundayım. Şekerim düşünce korkuyorum. Özellikle toplu taşıma araçları beni çok zorluyor. Yanımda kimse olmuyor ve ne yapacağımı bilemiyorum. Bir de insanların bakışları var tabi. Onlardan farklı olmak istemiyorum fakat bunu hep bana hissettiriyorlar. Hayat boyu hep okuyup iyi bir yerlere gelmek istedim ama rahatsızlığımdan dolayı sadece ilköğretimi bitirebildim. Okuyamasam bile elimden geldiği kadar kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Yön Engelsiz  Sanat Atölyesi’nde hem sanatsal faaliyetlere katılıyor hem de öğretmenlerime ve öğrencilere yardımcı olmaya çalışıyorum. Bir şeyler yapabilmek beni mutlu ediyor. ”

“HAYAT BENİM İÇİN ÇOK ZOR”

Fatma/ Bedensel engelli

“Bedensel engelli bir bireyim. Tekerlekli sandalyeye mahkumum. Bu yüzden hayat benim için çok zor geçiyor. Birçok şeyi tek başıma yapamıyorum. Merdiven inip çıkarken, giyinirken, bireysel ihtiyaçlarımı karşılarken, bir yere gitmek istediğimde hep birilerine ihtiyaç duyuyorum. Bu yüzden de kendime güvenim azalıyor. Özellikle arkadaş edinmekte zorlanıyorum. İnsanlar benimle konuşmak istemiyor hep hayatlarında bir fazlalıkmışım gibi 
davranıyorlar. Bana soğuk davranıyor ve konuşmak istemiyorlar. Çünkü onların yaptıkları şeyleri yapamıyorum. Hep bir ayak bağı gibi hissediyorum kendimi. Şu an engelliler için olan bir lisede muhasebe öğrencisiyim. Tek isteğim ‘herkes’ gibi olabilmek. Okulumu bitirip iyi bir iş bulmak ve başarılı olmak istiyorum. İşte o zaman herkes gibi olabileceğim. ”

…SAYGI DUYABİLİRİZ!
En basiti, sadece bir örnek!…

03.12.2018 Dünya Engelliler günü

#alıntı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s